Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Beştepe’de gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi. Toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiride, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri kapsamında atılan adımların ele alındığı belirtildi. Suriye’nin birliği ve bütünlüğü ile entegrasyon sürecine destek yinelenirken, Irak’ın istikrarı için stratejik iş birliğinin ilerletileceği vurgulandı. Bildiride bölgesel gelişmeler için müzakere, itidal ve ateşkes çağrısı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.
Yaklaşık 3 saat 30 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiride, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinden Suriye ve Irak’taki gelişmelere, İran savaşından Rusya-Ukrayna Savaşı ve Yemen’de artan gerilime kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yer aldı.
PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberlik ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunuldu.
“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirildi. Türkiye’nin ve milletin yanı sıra bölgenin güvenliği ile komşuların huzur ve refahı için yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün güçlendirilmesi, devlet otoritesinin ülke genelinde tesis edilmesi ve entegrasyon sürecindeki olumlu gelişmeler ele alındı. Suriye halkının ülkesini yeniden ayağa kaldırması ve uluslararası toplumla bağlarını güçlendirmesine yönelik Türkiye’nin desteğinin devam edeceği kaydedildi.
Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Irak hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme çabalarından memnuniyet duyulduğu belirtilirken, Irak ile stratejik iş birliğini geliştirme yönündeki iradenin sürdüğü ifade edildi.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, devam eden çatışmalarla birlikte bölgedeki kırılganlıkları artırdığı belirtildi. Taraflara müzakerelere dönme ve küresel sonuçları giderek ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunuldu.
İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan’da barışın sağlanmasına yönelik taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek saldırılarını sürdürdüğüne işaret edildi. Uluslararası toplum, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal ederek bölgede istikrarın sağlanmasına engel olduğu belirtilen İsrail yönetimi karşısında somut adımlar atmaya davet edildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergahlarına yönelik saldırıların bölgesel ve küresel etkileri ele alındı. Kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında taraflara itidal ve ateşkes çağrısı yapıldı.
Yemen’de son dönemde artan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini yükselttiği vurgulandı. Küresel istikrar açısından da önem taşıyan sükunetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizildi.