Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalana çırpana, ‘Öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece mahşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın, biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Vakıflar Haftası Kutlama Programı’na katıldı. Erdoğan, ‘Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti’ temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet; temadaki bu dört kavrama baktığımızda hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi, mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür. Bu şölenin en coşkulu, en estetik unsurları ise üç kıtadaki ecdat yadigarı eserlerde net bir şekilde ve göz alıcı surette tecessüm etmiştir. Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz; aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha nicesi insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir. Aynı zamanda bu eserler; yüksek bir üslubun, tekemmül etmiş bir estetiğin, adaletle, erdemle, ahlakla yoğrulmuş seçkin bir tasavvurun, ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturunun en somut tezahürleri olmuştur. Kusursuz bir ilahi tasarımla yaratılmış ‘zübde-i alem’ olan insana hizmeti amaçlayan vakıf kültürümüz, milletimizin en güzel hasletlerinden biridir. Dolayısıyla bir emanet olan bu kültürü korumak, bu eserlerin ihtiva ettiği mana ve değerler evrenini yaşatmak ve tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak hepimiz için kritik önemdedir. Bu sene 102’nci yaşını kutlayan Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, işte bu denli mühim bir vazifeyi hem de çok yüksek bir şuurla başarıyla deruhte ediyor. Genel Müdürlüğümüzün 102’nci kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor; bu vesileyle ecdadın mirasını evlatla buluşturan, ata yadigarı eserlere gözü gibi bakan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzü yürekten kutluyorum” dedi.

‘202 VAKIF ESERİMİZİN TOPLU AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yılki Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışını yaptıklarını anımsatarak, “Bugün de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştireceğiz. Birazdan canlı bağlantılarla Kahramanmaraş’taki Ulu Camimizin, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi ile Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültelerinin ve Kuzey Makedonya’nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camimizin kurdelelerini hep birlikte keseceğiz. Şimdiden ‘hayırlı uğurlu olsun’ diyorum. Bu eserlerin bakım, onarım ve yeniden ihyasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı, sahada fedakarca çalışan işçi ve mühendislerimizi, mimarlarımızı, proje uzmanlarımızı ayrı ayrı kutluyorum. 202 eserimizin her birinin banilerini, hamilerini, bu yapılarda alın ve fikir teri olan tüm büyüklerimizi rahmetle yad ediyorum. Bugüne kadar ecdadımızın emanetine sahip çıkmayı sizlere ve bizlere nasip eden Rabb’ime hamd ediyorum. İnşallah bundan sonra da ecdadın izini ve mührünü taşıyan, şanla, şerefle dolu mazimizin ruhunu ve birikimini yansıtan, milletimizi millet yapan bu değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz. ‘Rabb’im yar ve yardımcımız olsun’ diyorum” diye konuştu.
‘HAYIR FAALİYETLERİMİZ VAKIFLARIMIZ ELİYLE ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞTÜR’
‘Bizim hem kültürümüzde hem de ruh köklerimizde hayır ve zarafet biri olmadan diğeri natamam mefhumlardır’ diyen Erdoğan, devamında şöyle konuştu:
“Bu hasletler bizim vakıf geleneğimizden mimari şaheserlerimize, milli ve manevi kimliğimizin özünü teşkil eden tüm değerlere adeta sinmiş, işlemiş, hulul etmiştir. Zarafetin davranış planındaki yansıması olan nezaket ve kibarlık da hayırla doğrudan ilişkilidir. Bu hakikate Gönüller Sultanı’nın şu hadis-i şeriflerinde şahitlik ediyoruz. Hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurmuştur; ‘Kime rıfktan, yani nezaket ve kibarlıktan bir pay verilmişse bir kimse hayırdan nasibini almış demektir. Nezaket ve kibarlıktan mahrum olan kimse ise hayırdan nasibini alamamış demektir.’ Biz Yüce Allah’ın, ‘Kim zerre miktarı hayır işlerse onun mükafatını görecektir’ müjdesine iman etmiş bir milletiz. Hayır faaliyetlerimiz en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş, bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz. Bilhassa sanat ve mimaride, zarafet timsali mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özelliklerin temerküz ettiğini görürüz.”

‘MAHŞERİ VİCDANA HAVALE EDİYORUZ’
Vakıf kültürünün bir diğer özelliğinin de bireysel ve toplumsal hayatın her alanına, her safhasına şamil olması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osmanlı Devleti sınırları içinde vakıflar sayesinde bir adam vakfedilmiş evde doğar, vakfedilmiş bir beşikte büyür, vakıf ormanlarından geçimini temin eder, vakıf mallarından yer ve içer, vakıf kitaplarından okur, vakfedilmiş bir medresede hocalık yapar, vakıf idaresinden ücretini alır. Öldüğü zaman da vakfedilmiş bir tabuta konur ve vakfedilmiş bir mezarlığa gömülürdü. Geçmişte yapılan işte bu tespit son derece yalın, çarpıcı ve isabetlidir. Divitinde mürekkep kalmayan talebelere mürekkep temin edilmesinden şehit ve sahabe türbelerinin tamir edilmesine, bitkilerin, tohumların ve göç yolundaki leyleklerin korunmasından kimsesiz hastaların tedavisine kadar bizim vakıf geleneğimiz işte böylesine güçlü, bu derece kapsayıcı, kuşatıcı, kucaklayıcı bir yapıya sahiptir. Canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız, çok şükür bugün bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor. Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar, her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya kadar farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız, milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana çırpana, ‘Öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece mahşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın; biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İnsan, insanın şifasıdır. Bu inançla bir yaralı gönle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız” dedi.

‘2026 YILINDA 377 ESERİN TAMAMI YENİDEN İHYA EDİLMİŞ OLACAK’
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf mirasına dört elle sarılıp görevini bihakkın yerine getirdiğini söyleyen Erdoğan, “‘Asrın Felaketi’nde hasar gören 377 vakıf eserinden 276’sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. Geri kalan 101 eserin tadilat ve rekonstrüksiyonu yıl içerisinde nihayete erecek, böylece 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak. Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camimiz, 2020’de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifimiz, barok tarzdaki üslubuyla öne çıkan Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camimiz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. ‘Evlad-ı Fatihan’ diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012’den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek’te ise 11 eserin onarımı devam ediyor. Göğsümüzü kabartan, milletimizin yüz akı olan bu çalışmalardan ötürü Vakıflar Genel Müdürlüğümüze sizlerin huzurunda bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. Rabb’im bu başarılarınızı inşallah daim eylesin diyorum. Bu düşüncelerle son bir yılda restorasyonu tamamlanan 202 eserimizin tekrar hayırlara vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.
Hitapların ardından hediye ve ödül takdim töreni gerçekleştirildi. 202 eserin toplu açılışı ise kurdele kesimiyle tamamlandı.

Kaynak: DHA